SAÇLARIM ÇOK KALABALIK

O sadece saçlarımı severdi.

Eriği de çok sevdiğinden galiba,

Yumuşak bir eriğe dokunur gibi derdi saçların.

Gülerdik.

 

En çok da ben gülerdim.

Sadece saçlarımı sevebilme ihtimali uzak geldiği için

 

Saatler günlere

ve aylar yıllar düşman oldukça,

Onlar birbirini kovaladıkça,

Biz de peşlerinden koşardık.

 

Boncuklu çingene tutardı beni kolumdan

Dinlen biraz, düşün diye

Keman sesi iyi gelir derdi

Sonra sağ yanına döner bir makas alırdı çocuktan

 

Tırnakları biçimli çocuk çalmaya başlardı.

Sanki tek kişilik Hungry Ghosts.

Önce onu düşünürdüm.

 

Sonra aklıma gelirdi

Biz hep saçlarımdan konuşurmuşuz.

Onun elleri ayakları,

benim ellerim ayaklarım yokmuş gibi.

Ve gözlerimiz kaybolmuş kalın telli, kahve saçlarımın arasında.

 

O kadar kalabalık ki saçlarım...

 

Sahi biz zamanın peşinden birlikte koşuyorduk

Ben ne zaman tek başıma kaldım?

 

Oysa ellerini tutabilmek için yok etmiştim onları...

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !